بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًۭا1
Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,
مكية • 46 آية
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًۭا1
Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,
وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًۭا2
Canları kolaylıkla alanlara and olsun,
وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًۭا3
Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun,
فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًۭا4
Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًۭا5
Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ6
O gün bir sarsıntı sarsar.
تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ7
Peşinden bir diğeri gelir.
قُلُوبٌۭ يَوْمَئِذٍۢ وَاجِفَةٌ8
O gün kalbler titrer.
أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌۭ9
İnsanların gözleri yere döner.
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ10
Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?"
أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا نَّخِرَةًۭ11
"Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?"
قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ12
Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."
فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ13
Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.
فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ14
Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ15
Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?
إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى16
Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:
ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ17
"Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."
فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ18
"Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"
وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ19
"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."
فَأَرَىٰهُ ٱلْءَايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ20
Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ21
Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı.
ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ22
Geri dönüp yürüdü.
فَحَشَرَ فَنَادَىٰ23
Adamlarını toplayıp seslendi:
فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ24
"Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.
فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ25
Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ26
Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır.
ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا27
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا28
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا29
Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ30
Ardından yeri düzenlemiştir.